Hemen Ara WhatsApp Yol Tarifi
Blog

Ses Kayıtlarından Delil Olur Mu?

Telefon görüşmeleri, yüz yüze konuşmalar ve dijital iletişim uygulamaları üzerinden gönderilen sesli mesajlar, hukuki uyuşmazlıklarda önemli bilgiler içerebilir. Ancak bir ses kaydının olayla ilgili olması, mahkeme tarafından mutlaka delil olarak kabul edileceği anlamına gelmez.

Ses kaydının delil niteliği, kaydın nasıl elde edildiğine, kaydı alan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığına, olayın ani gelişip gelişmediğine, başka türlü delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığına ve kaydın sonradan değiştirilip değiştirilmediğine göre değerlendirilir.

Bu nedenle “Ses kaydı varsa dava kazanılır.” veya “Karşı tarafın izni yoksa hiçbir ses kaydı kullanılamaz.” şeklindeki kesin ifadeler doğru değildir. Her olay kendi koşulları içinde incelenmelidir.

Anayasa’nın 38. maddesi, kanuna aykırı şekilde elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da hukuka aykırı delillere ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın güncel metnine Anayasa Mahkemesinin mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

Ses kaydı, özel hayatın gizliliğini ve haberleşme özgürlüğünü de ilgilendirebilir. Bu nedenle delil elde etmeye çalışırken kişinin ayrıca cezai ve hukuki sorumlulukla karşılaşma riski bulunmaktadır.

Ses kayıtlarıyla ilgili bir uyuşmazlıkta kayıt, olayın bütünü ve elde edilme yöntemi birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıntılı hukuki inceleme için Avukat Ümit Çelebi ile iletişime geçebilirsiniz.

Ses Kaydı Hangi Durumlarda Delil Olarak Kullanılabilir?

Bir ses kaydının mahkemeye sunulabilmesi için öncelikle hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği incelenir. Kişinin konuşmaya taraf olması bile kaydın her durumda hukuka uygun kabul edilmesini sağlamaz.

Uygulamada özellikle şu ölçütler değerlendirilir:

  • Kayıt altına alınan olayın ani gelişmesi,
  • Kişinin kendisine veya başkasına yönelen bir haksızlığı belgeleme amacı taşıması,
  • Başka şekilde delil elde etme imkânının bulunmaması,
  • Kaydın planlı ve sistematik bir faaliyetin sonucu olmaması,
  • Kaydın yalnızca yetkili makamlara sunulması,
  • Kayıt üzerinde kesme, birleştirme veya değiştirme yapılmaması,
  • Kaydın uyuşmazlıkla doğrudan bağlantılı olması.

Örneğin önceden planlanmayan bir görüşme sırasında tehdit edilen kişinin, o anda başka türlü delil elde etme imkânı bulunmadığı için konuşmayı kaydetmesi ile karşı tarafı belirli sözleri söylemeye yönlendirerek haftalar boyunca gizlice kayıt yapılması aynı şekilde değerlendirilmez.

İlk durumda olayın özelliğine göre kaydın delil niteliği tartışılabilir. İkinci durumda ise planlı delil oluşturma, özel hayatın ihlali ve hukuka aykırı kayıt iddiaları gündeme gelebilir.

Gizlice Alınan Ses Kaydı Mahkemede Delil Olur Mu?

Gizlice alınan ses kayıtları bakımından genel ve sınırsız bir hukuka uygunluk kuralı bulunmamaktadır. Karşı tarafın haberi olmadan yapılan kayıt, haberleşmenin gizliliği, kişiler arasındaki konuşmaların gizliliği veya özel hayatın korunması kapsamında sorun oluşturabilir.

Bununla birlikte yargısal değerlendirmelerde, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir eylemi başka şekilde ispatlama olanağının bulunmadığı istisnai durumlar ayrıca ele alınabilmektedir. Burada amaç, süreklilik gösteren bir kayıt faaliyeti yürütmek değil, kaybolma ihtimali bulunan bir delili korumaktır.

Ancak “Delil elde etmek istedim.” açıklaması, her gizli kaydı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez. Kaydın gerekli, ölçülü ve olayla sınırlı olup olmadığı mahkeme tarafından somut dosyaya göre değerlendirilir.

Anayasa Mahkemesi de aleni olmayan konuşmaların hukuka aykırı şekilde kayıt altına alınmasının kişisel verilerin korunması ve özel hayata saygı hakkı bakımından etkili şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Konuyla ilgili değerlendirmeye Anayasa Mahkemesinin aleni olmayan konuşmalar hakkındaki karar duyurusundan ulaşılabilir.

Konuşmanın Tarafı Olan Kişi Ses Kaydı Alabilir Mi?

Kişinin bizzat katıldığı bir konuşmayı kaydetmesi ile üçüncü kişiler arasındaki konuşmayı gizlice dinlemesi aynı hukuki durumu oluşturmaz. Bununla birlikte kişinin görüşmenin tarafı olması, sınırsız bir kayıt ve paylaşım yetkisi vermez.

Kayıt önceden planlanmışsa, uzun süre devam ediyorsa, karşı taraf belirli sözleri söylemeye yönlendiriliyorsa veya kayıt uyuşmazlık dışında farklı amaçlarla kullanılıyorsa hukuka aykırılık gündeme gelebilir.

Kişinin katılmadığı bir ortama telefon, kayıt cihazı veya farklı bir teknik araç yerleştirerek başkalarının konuşmasını kaydetmesi ise çok daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Böyle bir eylem yalnızca delilin reddedilmesine değil, ceza soruşturmasına ve tazminat sorumluluğuna da neden olabilir.

Bu nedenle ses kaydı almadan önce “Konuşmanın tarafıyım, istediğim gibi kayıt yapabilirim.” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.

İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç Mu?

İzinsiz ses kaydı alınması, olayın niteliğine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında farklı suçların değerlendirilmesine neden olabilir.

Özellikle şu düzenlemeler gündeme gelebilir:

  • TCK m.132: Haberleşmenin gizliliğini ihlal,
  • TCK m.133: Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması,
  • TCK m.134: Özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.135 ve devamı: Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi veya paylaşılması.

Hangi suçun oluştuğu; kaydın telefon görüşmesine mi yoksa yüz yüze konuşmaya mı ilişkin olduğuna, kaydı alan kişinin konuşmaya katılıp katılmadığına, kaydın içeriğine ve üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığına göre belirlenir.

Ayrıca kaydın sosyal medyada yayımlanması, mesaj gruplarına gönderilmesi veya uyuşmazlıkla ilgisi olmayan kişilere aktarılması ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir. Mahkemeye delil olarak sunma amacı ile kaydı kamuya açık biçimde paylaşmak aynı değildir.

İzinsiz kayıt nedeniyle hakkınızda şikâyette bulunulduysa veya hukuka aykırı şekilde kaydedildiğinizi düşünüyorsanız dosyanın bir Bursa Ceza Avukatı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Ceza Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Ceza yargılamasında yüklenen suç, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. Bu nedenle ses kaydının içeriği kadar elde edilme yöntemi de önem taşır.

Bir ses kaydında tehdit, hakaret, şantaj, taciz veya suç ikrarı niteliğinde ifadeler bulunabilir. Ancak kayıt hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmişse mahkûmiyet kararına esas alınması mümkün olmayabilir. Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasında hukuka uygun yöntemlerle delil elde edilmesini hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olarak değerlendirmektedir. Hukuka aykırı delillere ilişkin Anayasa Mahkemesi kararında bu ilkenin ceza muhakemesi bakımından önemi açıklanmaktadır.

Mahkeme veya savcılık, kayıt üzerinde teknik inceleme yapılmasına karar verebilir. Bilirkişi incelemesinde kaydın bütünlüğü, üzerinde kesinti bulunup bulunmadığı, konuşmacıların kimliği, kayıt tarihi ve dosyanın kaynağı araştırılabilir.

Ses kaydının tek başına mı yoksa mesajlar, tanık anlatımları, kamera görüntüleri, HTS bilgileri ve diğer delillerle birlikte mi değerlendirileceği de dosyanın sonucunu etkileyebilir.

Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Boşanma davalarında eşler arasında geçen konuşmalar, aldatma, hakaret, tehdit, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiaları bakımından önem taşıyabilir. Ancak eşlerin evli olması, birbirlerinin bütün konuşmalarını gizlice kaydetme hakkı vermez.

Önceden hazırlanan kayıt düzenekleri, eşin telefonuna yerleştirilen takip veya dinleme yazılımları, özel konuşmaların sürekli kaydedilmesi ve üçüncü kişiler arasındaki görüşmelerin izlenmesi hukuka aykırı delil tartışmasına yol açabilir.

Buna karşılık eşlerden birinin ani gelişen bir tehdit, hakaret veya şiddet olayı sırasında, o anda başka türlü delil elde etme olanağı bulunmadığı için kayıt alması somut olayın koşullarına göre farklı değerlendirilebilir. Burada kaydın olayla sınırlı olması ve delili koruma amacı taşıması önemlidir.

Boşanma davasında kaydın kabul edilip edilmeyeceği yalnızca kayıt içeriğine bakılarak belirlenmez. Kaydın nerede, ne zaman, hangi koşullarda ve nasıl alındığı da incelenir. Bu nedenle kayıt mahkemeye sunulmadan önce Bursa Boşanma Avukatı ile hukuki değerlendirme yapılması hak kaybı riskini azaltabilir.

İş Yerinde Alınan Ses Kaydı Delil Olabilir Mi?

İş yerinde yaşanan mobbing, tehdit, hakaret, ayrımcılık, ücret uyuşmazlığı veya işten çıkarmaya zorlama iddialarında çalışanlar ses kaydına başvurabilmektedir. Ancak iş yerinde gerçekleşen her konuşmanın kaydedilmesi hukuka uygun değildir.

Çalışanın haftalar boyunca işverenin, yöneticilerin veya çalışma arkadaşlarının konuşmalarını gizlice kaydetmesi; kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve ceza hukuku bakımından risk oluşturabilir. Özellikle toplantı odasına kayıt cihazı bırakılması veya kişinin katılmadığı görüşmelerin kaydedilmesi ciddi sonuçlar doğurabilir.

Buna karşılık önceden öngörülemeyen ve başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir tehdit ya da baskı anında alınan kayıt, somut koşullar çerçevesinde incelenebilir. Kaydın gerekliliği, ölçülülüğü ve yalnızca hukuki süreçte kullanılması burada önem taşır.

Şirket içi yazışmalar, ticari sırlar, çalışan verileri ve yönetim kayıtları bakımından daha kapsamlı değerlendirme gerekebilir. Kurumsal uyuşmazlıklar konusunda Şirketler Hukuku hizmetimiz kapsamında hukuki destek alınabilir.

Telefon Görüşmesini Kaydetmek Delil Sayılır Mı?

Telefon görüşmesi iki kişi arasındaki haberleşme niteliğindedir. Bu nedenle görüşmenin kaydedilmesi, saklanması ve paylaşılması haberleşmenin gizliliği kapsamında değerlendirilebilir.

Görüşmeye katılan kişinin kayıt alması ile telefon hattını dinleyerek tarafı olmadığı görüşmeyi kaydetmesi arasında önemli fark bulunmaktadır. Üçüncü kişi tarafından yapılan dinleme ve kayıt işlemleri daha ağır hukuki sonuçlara yol açabilir.

Telefon görüşmesinin tehdit, şantaj veya benzeri ani gelişen bir eylem sırasında kaydedilmesi durumunda dahi kayıt otomatik olarak hukuka uygun hâle gelmez. Olayın gelişimi, başka delil elde etme imkânı ve kaydın kullanım amacı birlikte incelenir.

Bu nedenle telefon görüşmesi kaydının doğrudan sosyal medyada paylaşılması veya üçüncü kişilere gönderilmesi yerine, öncelikle bir avukata teslim edilmesi daha güvenli bir yöntemdir.

WhatsApp Ses Kayıtları Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

WhatsApp üzerinden kişinin kendi iradesiyle gönderdiği bir sesli mesaj ile konuşmanın gizlice kayıt altına alınması aynı değildir. Gönderen kişinin sesli mesajı doğrudan muhatabına iletmesi nedeniyle elde edilme yöntemi bakımından farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Bununla birlikte sesli mesajı mahkemeye sunan kişinin mesajın gerçekliğini ve kim tarafından gönderildiğini gösterebilmesi gerekir. Telefon numarası, mesaj tarihi, konuşmanın devamı ve cihaz üzerindeki orijinal kayıt önem taşır.

Sadece ekran kaydı veya başka bir telefondan çekilmiş görüntü sunulması her zaman yeterli olmayabilir. Karşı taraf mesajın kendisine ait olmadığını, sesin yapay yollarla üretildiğini veya içeriğin değiştirildiğini ileri sürebilir. Böyle bir durumda telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekebilir.

Mesajın yalnızca ilgili dava dosyasına sunulması ile internet ortamında yayımlanması da birbirinden farklıdır. Sesli mesajların ilgisiz üçüncü kişilerle paylaşılması kişilik hakları ve kişisel veriler bakımından sorumluluk doğurabilir.

Ses Kaydının Gerçek Olduğu Nasıl Belirlenir?

Dijital ses kayıtlarının kolaylıkla kesilebilmesi, birleştirilebilmesi veya yapay zekâ araçlarıyla üretilebilmesi nedeniyle kaydın teknik güvenilirliği giderek daha önemli hâle gelmektedir.

Mahkeme gerekli görürse bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İncelemede şu konular araştırılabilir:

  • Kayıtta kesme veya birleştirme bulunup bulunmadığı,
  • Ses dosyasının oluşturulma ve değiştirilme bilgileri,
  • Konuşmacının kimliği,
  • Kayıt bütünlüğünün korunup korunmadığı,
  • Ses ile görüntü arasında uyum bulunup bulunmadığı,
  • Kaydın hangi cihazdan elde edildiği,
  • Dosyanın kopya mı yoksa orijinal mi olduğu.

Kayıt üzerinde düzenleme yapılmaması ve orijinal cihazın korunması önemlidir. Ses dosyasını farklı uygulamalardan geçirmek, kırpmak, hızını değiştirmek veya yalnızca belirli bölümlerini saklamak delilin güvenilirliğini tartışmalı hâle getirebilir.

Ses Kaydı Mahkemeye Nasıl Sunulur?

Ses kaydı, dava veya soruşturma dosyasına gelişigüzel biçimde eklenmemelidir. Kaydın hangi olaya ilişkin olduğu, ne zaman ve nasıl elde edildiği açıklanmalıdır. Gerektiğinde konuşmanın çözümü de hazırlanabilir.

Kayıt sunulurken mümkünse şu materyaller korunmalıdır:

  • Ses dosyasının orijinal hâli,
  • Kaydın bulunduğu telefon veya cihaz,
  • Dosyaya ait tarih ve teknik bilgiler,
  • Görüşmenin öncesini ve sonrasını gösteren mesajlar,
  • Telefon numarası ve kişi bilgileri,
  • Kaydın elde edilme koşullarını açıklayan belgeler,
  • Olayı destekleyen diğer deliller.

Kaydın yalnızca lehe görünen kısa bir bölümünün sunulması, konuşmanın bağlamının tartışılmasına neden olabilir. Mahkeme kaydın tamamını, çözüm tutanağını ve teknik inceleme sonucunu birlikte değerlendirebilir.

Ayrıca hukuka aykırı olma ihtimali bulunan bir kaydın dosyaya sunulması, kaydı alan kişi bakımından ceza veya tazminat riski doğurabilir. Bu nedenle kayıt kullanılmadan önce hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Hukuka Aykırı Ses Kaydı Davanın Sonucunu Nasıl Etkiler?

Hukuka aykırı elde edilen bir ses kaydı, içerdiği bilgiler doğru olsa bile hükme esas alınmayabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler.

Ceza yargılamasında da hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayandırabilir. Bu yaklaşım, Anayasa’nın hukuka aykırı delil yasağıyla birlikte uygulanır.

Kayıt ayrıca özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği veya kişilik haklarının ihlali iddiasıyla şikâyet ve tazminat talebine konu olabilir. Başka bir ifadeyle delil elde etmek isteyen kişi, yöntem hatası nedeniyle kendisini ayrı bir hukuki uyuşmazlığın içinde bulabilir.

Bu yüzden ses kaydının içeriğinden önce elde edilme biçimi, saklanması ve kullanım amacı değerlendirilmelidir.

Ses Kaydı Bulunan Bir Dosyada Nasıl Hareket Edilmelidir?

Elinizde bir ses kaydı bulunuyorsa kaydı kesmemeniz, düzenlememeniz ve kamuya açık biçimde paylaşmamanız gerekir. Orijinal dosya ve mümkünse kaydın bulunduğu cihaz muhafaza edilmelidir.

Sonrasında şu sorular değerlendirilmelidir:

  1. Kaydı kim aldı?
  2. Kaydı alan kişi konuşmanın tarafı mıydı?
  3. Olay önceden öngörülebilir miydi?
  4. Başka şekilde delil elde edilebilir miydi?
  5. Kayıt tek seferlik mi, sistematik mi?
  6. Kayıt hangi amaçla alındı?
  7. Kayıt üzerinde işlem yapıldı mı?
  8. Kayıt üçüncü kişilerle paylaşıldı mı?
  9. Kaydı destekleyen başka deliller var mı?
  10. Kayıt hangi davada kullanılacak?

Bu soruların cevapları kaydın delil niteliğini ve doğurabileceği hukuki riskleri doğrudan etkileyebilir. Bursa ve Nilüfer’de ses kayıtları, dijital deliller ve özel hayatın gizliliğine ilişkin uyuşmazlıklar için Bursa Nilüfer Avukat hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ses kayıtlarının hukuki geçerliliği, elde edilme yöntemi ve kullanılacağı davanın niteliğine göre değişebilir. Aşağıda, ses kaydının delil olarak kullanılması ve izinsiz kayıtların hukuki sonuçları hakkında en sık sorulan soruları yanıtladık.

1. Karşı tarafın haberi olmadan alınan ses kaydı delil olur mu?

Her zaman olmaz. Kaydın ani gelişen bir olay sırasında alınması, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmaması ve kayıt işleminin olayla sınırlı kalması önemlidir. Planlı ve sistematik gizli kayıtlar hukuka aykırı kabul edilebilir.

2. Eşimin sesini gizlice kaydedebilir miyim?

Evlilik ilişkisi, eşlerden birine diğerini sınırsız şekilde kaydetme hakkı vermez. Sürekli veya planlı kayıt alınması hukuka aykırılık oluşturabilir. Ani gelişen tehdit ya da şiddet olaylarında alınan kayıt ise somut koşullara göre ayrıca değerlendirilir.

3. Tehdit edildiğim sırada aldığım ses kaydı geçerli olur mu?

Tehdidin ani gelişmesi ve başka şekilde ispat imkânının bulunmaması hâlinde kayıt delil olarak değerlendirilebilir. Ancak nihai kararı savcılık veya mahkeme, olayın bütün özelliklerini inceleyerek verir.

4. Telefon görüşmesini kaydetmek suç mudur?

Olayın özelliklerine göre haberleşmenin gizliliğini ihlal veya diğer suçlar gündeme gelebilir. Görüşmeye taraf olmak da sınırsız kayıt ve paylaşım yetkisi sağlamaz.

5. WhatsApp’tan gönderilen sesli mesaj mahkemeye sunulabilir mi?

Kişinin kendi iradesiyle gönderdiği sesli mesaj, uyuşmazlıkla ilgiliyse mahkemeye sunulabilir. Ancak mesajın gerçekliği, gönderen kişi, kayıt tarihi ve konuşma bütünlüğü tartışılırsa bilirkişi incelemesi gerekebilir.

6. Ses kaydını sosyal medyada paylaşabilir miyim?

Kaydın dava dosyasına sunulması ile sosyal medyada yayımlanması aynı değildir. Paylaşım; özel hayatın gizliliği, kişisel veriler ve kişilik hakları bakımından cezai ve hukuki sorumluluk doğurabilir.

7. Kesilmiş bir ses kaydı delil olur mu?

Kesilmiş veya düzenlenmiş kayıtların güvenilirliği tartışmalı hâle gelebilir. Mahkeme kaydın tamamını ve orijinal dosyayı isteyebilir. Teknik inceleme sonucunda kaydın değiştirildiği belirlenirse delil değeri azalabilir.

8. Ses kaydı tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Kaydın hukuka uygunluğu, içeriği, güvenilirliği ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği birlikte değerlendirilir. Hukuka aykırı bir kayıt hükme esas alınamaz.

9. İş yerindeki mobbingi ses kaydıyla ispatlayabilir miyim?

Mobbing iddiasında ses kaydı kullanılmak istenebilir. Ancak sürekli ve planlı kayıt yapılması hukuka aykırılık riski taşır. Ani gelişen ve başka türlü ispatlanamayan olaylar dosyanın özelliklerine göre farklı değerlendirilebilir.

10. Elimdeki ses kaydını doğrudan savcılığa vermeli miyim?

Kaydın hukuka uygunluğu incelenmeden sunulması risk doğurabilir. Orijinal kayıt korunmalı, üzerinde değişiklik yapılmamalı ve öncelikle bir avukattan hukuki görüş alınmalıdır. Acil tehlike veya devam eden suç bulunuyorsa yetkili mercilere gecikmeden başvurulmalıdır.

Ses Kaydı ve Dijital Deliller Hakkında Hukuki Destek

Ses kayıtlarının delil niteliği, yalnızca kayıtta ne söylendiğine bakılarak belirlenemez. Kaydın elde edilme yöntemi, olayın ani gelişip gelişmediği, başka delil imkânının bulunup bulunmadığı, kayıt bütünlüğü ve kullanım amacı birlikte incelenmelidir.

Hukuka aykırı bir yöntemle delil elde edilmesi, kaydın mahkeme tarafından dikkate alınmamasına ve kaydı alan kişi hakkında cezai ya da hukuki süreç başlatılmasına yol açabilir. Bu nedenle elinizde bulunan kaydı paylaşmadan veya dava dosyasına sunmadan önce hukuki değerlendirme yaptırmanız önemlidir.

Boşanma uyuşmazlıklarında Bursa Boşanma Avukatı, ceza soruşturmalarında Bursa Ceza Avukatı, ticari uyuşmazlıklarda Şirketler Hukuku ve uygun uyuşmazlıkların çözümünde Arabuluculuk Hizmeti sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.

Dosyanızın koşullarına özel değerlendirme ve hukuki destek almak için Avukat Ümit Çelebi ile iletişime geçebilirsiniz.

İletişim Bilgilerimiz

Adres: 23. Nisan Mah. 241. Sk. Alpiş Plaza No:10 K:4 D:16 Nilüfer, Bursa

Telefon: +90 224 306 03 06

Mobil: +90 545 760 94 38

E-posta: info@avumitcelebi.com

Av. Ümit Çelebi

1991 yılında Giresun’da doğan Av. Muhammet Çelebi, 2014 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Kırıkkale Üniversitesi’nde Özel Hukuk alanında yüksek lisansını tamamlayan Çelebi, avukatlık stajının ardından Bursa Barosu’na kayıt olarak meslek hayatına başlamıştır. 2015 yılından bu yana kurucusu olduğu Çelebi Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nda; ceza hukuku, iş hukuku, aile hukuku, boşanma davaları ve özel hukuk alanlarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Mesleki çalışmalarında gizlilik, şeffaflık, etik değerler ve hukukun üstünlüğü ilkelerini esas almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu