Hemen Ara WhatsApp Yol Tarifi
Blog

Bursa’da Trafik Kazaları Sonrası Hukuki Haklar Nelerdir?

Bursa’da her gün çok sayıda sürücü, yolcu, motosiklet kullanıcısı ve yaya trafik kazalarıyla karşı karşıya kalıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından yayımlanan Temmuz 2026 verilerine göre Bursa’da yalnızca bir ay içerisinde 1.099 ölümlü veya yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 1.458 kişi yaralanırken, 8 kişi kaza yerinde hayatını kaybetti.

Trafik kazalarının ardından yaşanan sağlık sorunlarının yanı sıra araç hasarı, çalışma gücü kaybı, gelir kaybı, sigorta süreçleri ve tazminat talepleri gibi birçok hukuki mesele de gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle kazanın hemen sonrasında yapılan işlemler, ilerleyen süreçte hak kaybı yaşanmaması açısından önemli olabilir.

Trafik Kazası Sonrasında İlk Olarak Ne Yapılmalı?

Trafik kazasının ardından öncelik her zaman can güvenliği ve gerekli sağlık müdahalesinin sağlanmasıdır. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda kolluk birimlerine haber verilmesi ve olayın resmi şekilde kayıt altına alınması önem taşır.

Kazanın koşulları uygunsa araçların konumu, yol durumu, trafik işaretleri, hasarlı bölgeler ve çevredeki diğer unsurlar fotoğraf veya video ile kayıt altına alınabilir. Çevrede güvenlik kamerası veya iş yeri kamerası bulunması halinde bu görüntüler de ilerleyen süreçte kusur değerlendirmesi açısından önem kazanabilir.

Kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, tedavi belgeleri, fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve araç hasarına ilişkin belgeler hukuki sürecin değerlendirilmesinde kullanılabilecek başlıca deliller arasındadır.

Trafik Kazasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Trafik kazalarında en önemli konulardan biri tarafların kusur oranlarının belirlenmesidir. Bir sürücünün trafik kuralını ihlal etmiş olması, kazadaki sorumluluğun değerlendirilmesinde önemli olmakla birlikte her olay kendi koşulları içerisinde incelenmelidir.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Temmuz 2026 Türkiye geneli verilerinde ölümlü ve yaralanmalı kazalara neden olan unsurlar arasında sürücü kusurlarının önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Aynı dönemde en fazla kaydedilen sürücü kusuru, aracın hızını yol, hava ve trafik koşullarına uygun şekilde ayarlamamak olmuştur.

Kavşakta geçiş önceliğine uymama, şerit değiştirme kurallarının ihlali, arkadan çarpma, hatalı dönüş, kırmızı ışık ihlali ve yayalara geçiş hakkı verilmemesi gibi durumlar da kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Ancak tazminat sürecinde yalnızca ilk düzenlenen kaza tutanağına bakılması her zaman yeterli olmayabilir. Olayın niteliğine göre kamera görüntüleri, tanık ifadeleri, bilirkişi incelemeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.

Yaralanmalı Trafik Kazasında Hangi Haklar Gündeme Gelebilir?

Bir trafik kazasında yaralanan kişinin zararının niteliğine göre farklı taleplerde bulunması mümkün olabilir.

Tedavi süreci nedeniyle oluşan zararlar, geçici veya kalıcı çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı ve kişinin ekonomik geleceğini etkileyen zararlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye konu olabilir. Ağır yaralanma veya kalıcı sakatlık halinde tazminat hesabının kapsamı da değişebilir.

Bunun yanında kazanın kişi üzerinde oluşturduğu fiziksel ve ruhsal etkiler nedeniyle koşulları bulunması halinde manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.

Her trafik kazasında aynı tazminat kalemlerinin doğacağını söylemek mümkün değildir. Yaralanmanın niteliği, kusur durumu, kişinin yaşı, geliri, çalışma durumu ve sağlık raporları gibi birçok unsur değerlendirmede etkili olabilir.

Ölümlü Trafik Kazalarında Yakınların Hakları Nelerdir?

Trafik kazasının ölümle sonuçlanması halinde hayatını kaybeden kişinin yakınları açısından da çeşitli hukuki talepler gündeme gelebilir.

Ölen kişinin ekonomik desteğinden mahrum kalan kişiler bakımından koşullarının oluşması halinde destekten yoksun kalma tazminatı söz konusu olabilir. Bunun yanında ölüm nedeniyle ortaya çıkan diğer maddi zararlar ile manevi tazminat talepleri de olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Bu tür dosyalarda ölen kişinin yaşı, geliri, mesleği, geride kalan kişilerle ilişkisi ve kusur oranları gibi birçok değişken tazminat hesabı üzerinde etkili olabilmektedir.

Trafik Sigortası Kazadan Doğan Zararları Karşılar mı?

Zorunlu trafik sigortasının temel amacı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen ve poliçe kapsamına giren zararların belirlenen teminat limitleri dahilinde karşılanmasıdır. Trafik sigortasının kapsamı ile hangi zararların sigorta şirketinden talep edilebileceği somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

2026 yılı için zorunlu trafik sigortası teminat limitleri SEDDK tarafından yeniden belirlenmiştir. Ancak poliçede bir teminat limitinin bulunması, her kazada bu tutarın tamamının ödeneceği anlamına gelmez. Ödenecek tazminat; meydana gelen gerçek zarar, kusur durumu, sigorta kapsamı ve diğer hukuki unsurlar dikkate alınarak belirlenir.

Bu nedenle trafik kazası sonrası yalnızca sigorta şirketi tarafından yapılan ilk değerlendirmeye göre hareket etmek yerine zararın bütün yönleriyle incelenmesi önemlidir.

Araç Değer Kaybı Talep Edilebilir mi?

Kazanın ardından onarılan bir araç, teknik olarak eski haline getirilmiş olsa bile ikinci el piyasa değerinde düşüş yaşayabilir. Bu durum araç değer kaybı olarak adlandırılmaktadır.

Kazanın koşullarına, kusur oranına, aracın özelliklerine, hasarın niteliğine ve diğer şartlara göre araç değer kaybının karşı taraftan veya ilgili sigorta kapsamında talep edilmesi gündeme gelebilir.

Ayrıca aracın kullanılamadığı dönem nedeniyle ortaya çıkan bazı zararlar da olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Motosiklet Kazalarında Sürücü Otomatik Olarak Kusurlu Sayılır mı?

Hayır. Bir kazaya motosikletin karışmış olması tek başına motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Nitekim EGM verilerine göre Temmuz 2026’da Türkiye genelindeki ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına 11.852 motosiklet karışmıştır. 2026 yılının ilk yedi aylık döneminde ise bu sayı 61.511 olarak kaydedilmiştir.

Motosiklet kazalarında da diğer trafik kazalarında olduğu gibi tarafların trafik kurallarına uyup uymadığı, hız, geçiş hakkı, şerit kullanımı, dönüş kuralları, takip mesafesi ve olay yerindeki diğer koşullar değerlendirilerek kusur incelemesi yapılır.

Özellikle motosiklet kazalarında meydana gelen yaralanmaların daha ağır olabilmesi, tazminat ve ceza hukuku açısından dosyanın kapsamını da önemli ölçüde etkileyebilir.

2026 Trafik Düzenlemeleri Neleri Değiştirdi?

27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda çeşitli değişiklikler yapılmış ve birçok trafik ihlaline uygulanan yaptırım artırılmıştır. Takip mesafesi, kavşaklarda geçiş hakkı ve çeşitli trafik kurallarına ilişkin yeni idari yaptırımlar da düzenleme kapsamında yer almaktadır.

Ancak bir trafik cezasının uygulanması ile trafik kazasından doğan hukuki ve cezai sorumluluk aynı şey değildir. Bir kazada tazminat sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluş şekli, kusur durumu, meydana gelen zarar ve taraflar arasındaki hukuki ilişki ayrıca değerlendirilmelidir.

Trafik Kazası Sonrasında Hak Kaybı Yaşamamak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Trafik kazalarının ardından yapılan en önemli hatalardan biri, olayla ilgili belge ve delillerin yeterince korunmamasıdır. Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, kamera kayıtları, sağlık belgeleri, tedavi giderleri ve diğer belgelerin mümkün olduğunca eksiksiz şekilde muhafaza edilmesi önem taşır.

Özellikle yaralanmalı veya ölümlü kazalarda sigorta, tazminat ve ceza hukuku süreçleri bir arada ilerleyebilir. Ayrıca başvuru ve dava süreleri olayın niteliğine ve talebin hukuki dayanağına göre farklılık gösterebilir.

Bu nedenle trafik kazasının ardından somut olayın tüm belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi, hangi hukuki yolların kullanılabileceğinin ve hangi zararların talep edilebileceğinin doğru şekilde belirlenmesine yardımcı olur.

Bursa’da Trafik Kazası Sonrası Hukuki Süreç

Bursa’da meydana gelen trafik kazalarında da maddi hasar, yaralanma veya ölümün bulunmasına göre farklı hukuki süreçlerle karşılaşılabilir. Kazanın meydana geliş şeklinin ve kusur oranlarının doğru değerlendirilmesi; sigorta başvuruları, maddi ve manevi tazminat talepleri ile ceza soruşturması açısından önem taşımaktadır.

Her trafik kazasının koşulları birbirinden farklıdır. Bu nedenle genel bilgiler üzerinden kesin bir sonuca ulaşmak yerine olayın kaza tutanağı, sağlık belgeleri, sigorta kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Çelebi Hukuk Danışmanlık olarak trafik ve kaza hukukuna ilişkin süreçlerde, somut olayın özellikleri çerçevesinde hukuki değerlendirme ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Bilgi almak için Bursa Nilüfer ofisimizi yol tarifi alarak ziyaret edebilirsiniz.

Av. Ümit Çelebi

1991 yılında Giresun’da doğan Av. Muhammet Çelebi, 2014 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Kırıkkale Üniversitesi’nde Özel Hukuk alanında yüksek lisansını tamamlayan Çelebi, avukatlık stajının ardından Bursa Barosu’na kayıt olarak meslek hayatına başlamıştır. 2015 yılından bu yana kurucusu olduğu Çelebi Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nda; ceza hukuku, iş hukuku, aile hukuku, boşanma davaları ve özel hukuk alanlarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Mesleki çalışmalarında gizlilik, şeffaflık, etik değerler ve hukukun üstünlüğü ilkelerini esas almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu