12. Yargı Paketi Neler Getiriyor? 2026 Düzenlemeleri

12. Yargı Paketi, yargı süreçlerinin daha hızlı, etkin ve öngörülebilir yürütülmesini amaçlayan önemli düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Ceza hukukundan hukuk yargılamasına, icra ve miras uyuşmazlıklarından idari davalara kadar geniş bir alanda yapılan değişiklikler, hem devam eden dosyaları hem de yeni açılacak davaları yakından ilgilendirmektedir.
Paket kapsamında özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, dolandırıcılık suçları, tazminat hesaplamaları, belirsiz alacak davaları ve kanun yollarına ilişkin yeni uygulamalar öne çıkmaktadır. Ancak her düzenlemenin yürürlük tarihi ve mevcut davalara uygulanma şartları farklı olduğundan, somut olayın hukuki açıdan ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu yazıda, kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenlemenin getirdiği başlıca yenilikleri 2026 yılı itibarıyla açıklayacağız. HAGB, dolandırıcılık ve IBAN kullandırma suçları, belirsiz alacak davası, tazminat, idari yargı ve miras kalan taşınmazların satışı gibi kritik konuları ele alacağız. Yeni düzenlemelerin davanıza etkisini öğrenmek ve hak kaybı yaşamamak için Av. Ümit Çelebi ile iletişime geçebilir, hukuki danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
12. Yargı Paketi Nedir?
12. Yargı Paketi, yargılamaların daha hızlı ve etkin yürütülmesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları nedeniyle ortaya çıkan hukuki boşlukların giderilmesi ve ceza, hukuk, idare, icra ve tazminat hukukundaki bazı uygulamaların yeniden düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Teklif, TBMM kayıtlarında 2/3737 esas numarasıyla görüşülmüş ve 16 Temmuz 2026 tarihinde 7589 sayılı Kanun olarak kabul edilmiştir. Düzenleme; Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Noterlik Kanunu dahil olmak üzere çok sayıda temel kanunda değişiklik yapmaktadır.
Kanunun somut olaylara uygulanmasında yalnızca TBMM’de kabul edilmiş olması değil, Resmî Gazete’de yayımlanan nihai metin, yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri de dikkate alınmalıdır. Bazı maddeler yayım tarihinde, bazı maddeler ise yayım tarihinden üç ay sonra uygulanmaya başlayabilecektir.
12. Yargı Paketi’nin Öne Çıkan Düzenlemeleri Neler?
- Yargı Paketi ile yapılan başlıca değişiklikleri sizler için bir araya getirdik.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yeniden düzenlendi.
- HAGB kararlarına karşı istinaf ve belirli durumlarda temyiz yolu getirildi.
- İşkence, eziyet ve belirli kötü muamele suçları HAGB kapsamı dışında bırakıldı.
- IBAN, banka hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı dolandırıcılık iştirakinde ceza indirimi öngörüldü.
- Genetik inceleme sonuçlarının saklanması, kullanılması ve imhası düzenlendi.
- Belirsiz alacak davasına ilişkin HMK hükmü yürürlükten kaldırıldı.
- Kısmi davada talep miktarının bir defaya mahsus artırılabilmesi kabul edildi.
- Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi öngörüldü.
- Destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcı değiştirildi.
- Kanuni faizin TCMB reeskont oranına bağlı şekilde hesaplanması düzenlendi.
- Miras kalan taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında ilk artırmanın mirasçılar arasında yapılması kabul edildi.
- İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletildi.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisi yeniden düzenlendi.
- Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların elektronik ortamda satışı düzenlendi.
- Noterlik evraklarının yetkili mercilere elektronik ortamda iletilmesine imkân tanındı.
1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlendi!
12. Yargı Paketi’nin ceza hukuku bakımından en önemli değişikliklerinden biri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, diğer adıyla HAGB kurumuna ilişkindir.
Yeni düzenlemeye göre sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen ceza:
- İki yıl veya daha az süreli hapis cezasıysa,
- Adli para cezasıysa,
mahkeme diğer şartların da gerçekleşmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecektir.
HAGB kararı, müsadereye ilişkin hükümler dışında, mahkeme tarafından kurulan hükmün sanık hakkında doğrudan hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelmektedir. Ancak HAGB bir beraat kararı değildir. Mahkeme, sanığın suçu işlediği kanaatine ulaşarak bir mahkûmiyet hükmü kurmakta; bu hükmün açıklanmasını belirli bir denetim süresi boyunca ertelemektedir.
HAGB Kararı Verilmesinin Şartları Nelerdir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için genel olarak şu koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
- Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate ulaşması,
- Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının olumlu değerlendirilmesi,
- Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi,
- Hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması.
Zararın giderilmesi; aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazminat ödenmesi yoluyla gerçekleştirilebilecektir.
Sanığın zararı hemen karşılayacak ekonomik imkâna sahip olmaması halinde mahkeme, zararın denetim süresi içinde aylık taksitlerle tamamen giderilmesi şartıyla da HAGB kararı verebilecektir.
HAGB Denetim Süresi Kaç Yıldır?
HAGB kararı verilen sanık, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacaktır. Denetim süresi içinde mahkeme, bir yıldan fazla olmamak üzere sanığa belirli yükümlülükler getirebilir.
Bu yükümlülükler arasında şunlar yer alabilir:
- Bir eğitim programına devam etme,
- Bir meslek veya sanat öğrenme,
- Belirli bir işte gözetim altında çalışma,
- Belirli yerlere gitmeme,
- Belirli yerlere düzenli olarak devam etme,
- Mahkeme tarafından belirlenecek başka bir yükümlülüğü yerine getirme.
Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Sanığın bu süre içinde kasıtlı yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklerine uygun davranması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Buna karşılık sanığın kasıtlı yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde mahkeme daha önce açıklamadığı hükmü açıklayabilir. Sanığın yükümlülükleri yerine getirememesindeki koşullar değerlendirilerek cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine de karar verilebilir.
2. HAGB Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz Yolu Açıldı!
Yeni düzenlemeyle birlikte HAGB kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolları da yeniden belirlenmiştir.
Kanundaki istinaf yasağına ilişkin özel hükümler saklı kalmak üzere, ilk derece mahkemelerince verilen HAGB kararlarına karşı istinaf başvurusu yapılabilecektir. HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde ise şartları mevcutsa temyiz yoluna gidilebilecektir.
İstinaf ve temyiz incelemesinde karar yalnızca sınırlı bir şekli incelemeye tabi tutulmayacak; hem usule hem de esasa ilişkin hukuka aykırılıklar değerlendirilebilecektir. Bu değişiklik, HAGB kararlarının daha kapsamlı bir kanun yolu denetimine tabi olmasını sağlamaktadır.
Hangi Suçlarda HAGB Uygulanmayacak?
HAGB hükümleri;
- İşkence suçu,
- Eziyet suçu,
- Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar
bakımından uygulanmayacaktır.
Böylece insan onuruna, kişinin maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik belirli ağır ihlaller, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında tutulmuştur.
3. IBAN Kiralama ve Dolandırıcılık Suçlarında Ceza İndirimi
12. Yargı Paketi ile Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin düzenlemelerinde önemli bir değişiklik yapılmıştır.
Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eylemi yalnızca;
- Kendi banka hesabını kullandırmak,
- Başkasına ait bir banka hesabının kullanılmasını sağlamak,
- Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını vermek,
- Ödeme hizmeti sağlayıcısındaki hesap bilgilerini kullandırmak,
- Aracı kurum hesabını kullandırmak,
- Kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlamak,
- Hesabın kullanımına imkân veren zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek
fiillerinden ibaretse, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmektedir.
IBAN Kullandırmak Suç Olmaktan Çıktı mı?
Hayır. Düzenleme, banka hesabını veya IBAN bilgisini başkasına kullandırmayı suç olmaktan çıkarmamaktadır.
Ceza indiriminin uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı olması gerekir. Kişinin dolandırıcılık planını kurması, mağdurla doğrudan iletişime geçmesi, hileli davranışları gerçekleştirmesi, suçtan elde edilen parayı yönetmesi veya suç örgütü içinde aktif rol üstlenmesi halinde bu özel indirimden yararlanması mümkün olmayabilir.
Her dosyada kişinin;
- Suçtan elde ettiği menfaat,
- Dolandırıcılık planındaki rolü,
- Diğer şüphelilerle bağlantısı,
- Hesabından geçen para hareketleri,
- Hesabı hangi amaçla verdiğini bilip bilmediği,
- Suç işleme kastının bulunup bulunmadığı
ayrı ayrı incelenmelidir.
Devam Eden Dolandırıcılık Dosyaları Etkilenecek mi?
Geçiş hükümlerine göre, yeni düzenlemenin uygulanabileceği kişilerden dosyası bölge adliye mahkemesinde veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanların dosyaları ilk derece mahkemelerine gönderilebilecektir.
İnfaz aşamasındaki bazı hükümlüler bakımından ise mağdur zararının mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkânı doğabilecektir. Ancak her dosyada suç tarihi, hükmün kesinleşme tarihi, kişinin eylemi ve daha önce etkin pişmanlık uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve Silinmesi
Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında elde edilen moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin yeni kurallar getirilmiştir.
Genetik inceleme sonuçları, kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği delil olarak dosyada saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir.
Genetik veriler;
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması,
- İtirazın reddedilmesi,
- Beraat kararının kesinleşmesi,
- Ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi
hallerinde derhal yok edilecektir.
Diğer durumlarda ise veriler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçtikten sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecektir. İmha işlemi tutanağa bağlanacaktır.
Kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde ilgili kişi, hâkimden veya mahkemeden genetik bilgilerinin silinmesini talep edebilecektir.
Bu veriler yalnızca devam eden bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı kararı üzerine kullanılabilecektir.
5. Belirsiz Alacak Davası Düzenlemesi Kaldırıldı
12. Yargı Paketi’nin hukuk davaları bakımından en kritik değişikliklerinden biri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki “belirsiz alacak davası” başlıklı hükmün yürürlükten kaldırılmasıdır.
Belirsiz alacak davası; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının davacı tarafından tam ve kesin şekilde belirlenemediği durumlarda, asgari bir tutar üzerinden dava açılmasına ve alacak miktarı belirlendiğinde talebin artırılmasına imkân tanıyordu.
Yeni sistemde alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda davacı, talep miktarını aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere, tahkikat sona erinceye kadar artırabilecektir.
Bu artırım:
- İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak,
- Bir defa yapılabilecek,
- Tahkikatın sona ermesine kadar gerçekleştirilebilecek,
- Artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılacaktır.
Devam Eden Belirsiz Alacak Davaları Ne Olacak?
Geçiş hükmüne göre belirsiz alacak davasına ilişkin eski düzenleme, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam edecektir.
Dolayısıyla yeni düzenleme nedeniyle daha önce usulüne uygun biçimde açılmış bütün belirsiz alacak davalarının kendiliğinden reddedilmesi veya geçersiz hale gelmesi söz konusu değildir. Davanın açılış tarihi ve yürürlük hükümleri belirleyici olacaktır.
Özellikle işçilik alacakları, trafik kazası tazminatları, maluliyet tazminatları, destekten yoksun kalma tazminatı ve miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenen ticari alacaklarda dava türünün doğru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
6. Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Geçemeyecek
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olamayacağı kabul edilmiştir.
Bu düzenlemenin amacı, özellikle uzun aralıklarla duruşma günü verilmesi nedeniyle yargılamaların gereksiz biçimde uzamasını önlemektir.
Bununla birlikte;
- Bilirkişi incelemesinin uzun sürmesi,
- Başka bir mahkemeden işlem yapılmasının beklenmesi,
- İstinabe yoluyla delil toplanması,
- Dosyanın niteliğinden kaynaklanan zorunlu durumlar
gibi hallerde hâkim, gerekçesini açıkça göstermek şartıyla üç aydan daha uzun bir duruşma aralığı belirleyebilecektir.
Bu hüküm, her hukuk davasının üç ay içinde sonuçlandırılacağı anlamına gelmemektedir. Düzenleme yalnızca iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesine yöneliktir.
7. Sesli ve Görüntülü Duruşmalarda İmza Düzenlemesi
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.
Ancak aşağıdaki işlemler bu kapsamın dışında tutulmuştur:
- İkrar,
- Yemin,
- Davanın geri alınmasına muvafakat,
- Davadan feragat,
- Davayı kabul,
- Sulh olma.
Bu işlemler, tarafların haklarını doğrudan etkileyen ve davayı tamamen veya kısmen sona erdirebilen işlemler olduğundan özel usul güvencelerine tabi olmaya devam edecektir.
Düzenlemenin, kanunun yayım tarihinden itibaren üç ay sonra uygulanması öngörülmektedir.
8. Destekten Yoksun Kalma ve İş Gücü Kaybı Tazminatları
Türk Borçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikle;
- Çalışma gücünün azalması veya kaybedilmesi nedeniyle talep edilen tazminatlar,
- Ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan kişilerin talep ettiği tazminatlar
bakımından faiz başlangıcı yeniden düzenlenmiştir.
Zarar gören kişinin veya ölen desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat kısmına, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilecektir.
Kazancın bilinmediği gelecekteki döneme ilişkin hesaplanan tazminat kısmına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacaktır.
Tazminattan Önce Yapılan Ödemeler Nasıl Mahsup Edilecek?
Tahkikat başlamadan önce tazminatın ifası amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenen tazminat miktarından oransal biçimde mahsup edilecektir.
Bu değişiklik özellikle;
- Trafik kazası tazminatı,
- İş kazası tazminatı,
- Meslek hastalığı nedeniyle tazminat,
- Kalıcı sakatlık ve maluliyet tazminatı,
- Ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı
davalarında önem taşımaktadır.
Geçiş hükümlerine göre yeni tazminat düzenlemesi, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanacaktır. Daha önce meydana gelen olaylar için eski düzenlemelerin uygulanmasına devam edilmesi öngörülmektedir.
9. Kanuni Faiz Oranı TCMB Reeskont Oranına Bağlandı
Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ancak faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda uygulanacak kanuni faiz yeniden düzenlenmiştir.
Buna göre kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden belirlenecektir.
30 Haziran tarihindeki reeskont oranının önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan beş puan veya daha fazla farklı olması halinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihinde geçerli reeskont oranının yüzde 80’i uygulanacaktır.
Bu düzenleme, ekonomik koşullar ve piyasa faizlerindeki değişim karşısında kanuni faiz oranının daha güncel bir hesaplama yöntemine bağlanmasını amaçlamaktadır.
Ancak sözleşmede geçerli bir faiz oranı kararlaştırılmışsa öncelikle sözleşme hükümleri, emredici mevzuat sınırları ve uyuşmazlığın ticari veya adi iş niteliği dikkate alınmalıdır.
10. Miras Kalan Taşınmazların Satışında Yeni Sistem
Miras yoluyla edinilen ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır.
Bu uygulama bir defaya mahsus olacaktır.
İlk artırmada teklifin, taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde 100’ünü ve ilgili satış masraflarını karşılaması gerekecektir. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırmada genel satış kuralları uygulanacaktır.
Bu Düzenleme Mirasçılar Açısından Ne Anlama Geliyor?
Yeni sistem, aileden veya muristen kalan bir taşınmazın doğrudan üçüncü bir kişinin mülkiyetine geçmesinden önce mirasçılara taşınmazı satın alma imkânı tanımaktadır.
Örneğin bir evin dört mirasçıya kaldığı ve ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satış kararı verildiği durumda, ilk artırma yalnızca bu dört mirasçı arasında yapılabilecektir.
Ancak artırmaya katılan mirasçının;
- Teminat şartlarını yerine getirmesi,
- İhale bedelini süresi içinde yatırması,
- Elektronik satış portalındaki usule uyması
gerekir.
En yüksek teklifi verdiği halde ihale bedelini yatırmayan kişi bakımından teminatın iade edilmemesi, satış giderlerinin mahsup edilmesi ve teklif edilen bedelin belirli oranında idari para cezası uygulanması gibi sonuçlar doğabilecektir.
Yürürlük tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalarda ise eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.
11. İdare ve Vergi Mahkemelerinde Tek Hâkimle Görülecek Davalar
- Yargı Paketi ile idare mahkemelerinde tek hâkimle çözümlenecek uyuşmazlıkların kapsamı genişletilmiştir.
Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 2026 yılı itibarıyla 486.000 TL’yi aşmayan bazı iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından karara bağlanabilecektir.
Tek hâkimle görülebilecek uyuşmazlıklar arasında belirli şartlarla şunlar bulunmaktadır:
- Öğrenci disiplin cezaları,
- Sınıf geçme ve not tespiti işlemleri,
- Yurt, kredi ve burs işlemleri,
- Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme işlemleri,
- Yolluk, lojman ve izin uyuşmazlıkları,
- Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
- Meslek kuruluşlarının bazı disiplin cezaları,
- 65 yaş aylığı uygulamasından kaynaklanan davalar.
Öğrenciler hakkında uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucu doğuran işlemler ile mesleki faaliyeti geçici veya sürekli biçimde engelleyen disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilmemektedir.
Konusu 486.000 TL’yi aşmayan belirli vergi davaları da vergi mahkemesinde tek hâkim tarafından karara bağlanabilecektir.
12. İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz Sistemi Değişti
Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmasına rağmen gerekçesini yanlış veya eksik görürse gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecektir.
Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse bölge idare mahkemesi gerekli düzeltmeyi kendisi yapabilecektir.
Aşağıdaki durumlarda ise ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosya yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilebilecektir:
- Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemenin bakması,
- Yasaklanmış veya reddedilmiş hâkimin davaya bakması,
- Dilekçenin reddedilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi,
- Dosyanın yanlış veya eksik hasımla görülmesi,
- Taleplerden biri hakkında karar verilmemesi,
- Eksik hüküm kurulması,
- Gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması,
- Duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmaması.
Bölge idare mahkemesi bazı durumlarda eksik keşif, bilirkişi veya duruşma işlemini kendisi tamamlayarak doğrudan karar verebilecektir.
Bazı davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecektir. Ancak tek hâkimle görülen davalar ve kanunda açıkça belirtilen bazı uyuşmazlıklar bakımından temyiz yolu kapalı olacaktır.
13. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi
Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı;
- Kendiliğinden,
- Sanık veya müdafiinin istemi üzerine,
- Katılanın istemi üzerine,
- Suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan kişilerin istemi üzerine
Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir.
İtiraz süresi, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren kural olarak üç aydır. Ancak sanığın lehine yapılacak itirazlarda süre aranmayacaktır.
Bu düzenleme, özellikle Yargıtay ceza dairesi kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla olağanüstü itiraz yoluna başvurulması bakımından önem taşımaktadır.
14. Kaçak Sanıklar Hakkındaki Yargılama
Yeni düzenlemeye göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecektir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında;
- Mahkûmiyet kararı,
- Ceza verilmesine yer olmadığı kararı
verilemeyecektir.
Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.
Bu düzenleme, yargılamanın yürütülmesi ile sanığın savunma ve sorgu hakkının korunması arasında denge kurulmasını amaçlamaktadır.
15. Vesayet Altındaki Kişilerin Malları Elektronik Ortamda Satılacak
Vesayet altındaki kişiye ait değerli şeyler dışındaki taşınırlar, vesayet makamının talimatı doğrultusunda UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırma yoluyla satılabilecektir.
Vesayet altındaki kişiye ait taşınmazların satışı da elektronik satış portalında gerçekleştirilecek ve ihale, vesayet makamının onayıyla tamamlanacaktır.
Vesayet makamının ihalenin onaylanmasına ilişkin kararını ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde vermesi gerekecektir.
Bu hükümlerin kanunun yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
16. Noterlik Evraklarının İncelenmesi ve Elektronik İletimi
Noterlik evrak ve defterleri;
- Mahkemeler,
- Sulh ceza hâkimlikleri,
- Cumhuriyet başsavcılıkları,
- Yetkili resmî daireler,
- Noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kişiler
tarafından konusu belirtilmek suretiyle incelenebilecektir.
Noterlik evrakının aslının istenmesi halinde noter, evrakın onaylı bir örneğini noterlikte saklayarak aslını ilgili makama gönderecektir.
Yalnızca onaylı örneğin talep edildiği durumlarda ise noter, evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla imzalayarak yetkili makama iletebilecektir. Elektronik gönderim mümkün değilse fiziki onaylı örnek gönderilecektir.
Bu düzenlemenin noterlik belgelerinin adli ve idari makamlar arasında daha hızlı ve güvenli şekilde paylaşılmasını sağlaması beklenmektedir.
17. Adli Tıp Kurumu ve Hâkim-Savcı Yardımcıları
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için en az tıp veya diş hekimliği uzmanlık belgesine ya da ilgili alanda doktora derecesine sahip olma şartı getirilmektedir.
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmektedir.
Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav süreçlerinde ise;
- Anayasa ve insan hakları hukuku,
- Ceza hukuku,
- Özel hukuk,
- İdare ve vergi hukuku,
- Usul hukuku,
- Duruşma yönetimi,
- Karar ve gerekçeli karar yazımı,
- Uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler,
- Mesleki ve kişisel gelişim
gibi alanlar değerlendirilecektir.
Ayrıca hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda gereksiz şekilde bilirkişiye başvurulması, disiplin hukuku bakımından uyarma cezasını gerektirebilecektir.
18. Genel Kurul Görüşmelerinde Paketten Çıkarılan Maddeler
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen önergeler sonucunda taslakta bulunan iki önemli düzenleme paketten çıkarılmıştır.
Bunlardan ilki, idare aleyhine hükmedilen para, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için icra takibinden önce idareye başvuru yapılmasını zorunlu hale getiren düzenlemedir.
İkinci düzenleme ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin maddesinde değişiklik yapılmasını öngören hükümdür.
Dolayısıyla teklifin ilk halinde yer almasına rağmen Genel Kurulda çıkarılan bu hükümler, kabul edilen nihai düzenlemenin parçası değildir.
12. Yargı Paketi Kimleri Yakından İlgilendiriyor?
Yeni düzenlemeler özellikle şu kişileri yakından ilgilendirmektedir:
- Hakkında ceza davası devam eden sanıklar,
- HAGB kararı verilen veya HAGB talep eden kişiler,
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık dosyalarında yargılananlar,
- Banka hesabını veya IBAN bilgisini başkasına kullandıran kişiler,
- Dolandırıcılık mağdurları,
- İş kazası ve trafik kazası mağdurları,
- Destekten yoksun kalma tazminatı talep edenler,
- İşçilik veya ticari alacak davası açacak kişiler,
- Miras kalan taşınmaz nedeniyle ortaklığın giderilmesi davası bulunanlar,
- İdari işlem veya vergi işlemi nedeniyle dava açanlar,
- Vesayet altındaki kişilerin vasileri,
- Devam eden davası istinaf veya temyiz aşamasında bulunanlar.
Her düzenlemenin yürürlük tarihi ve geçmiş olaylara uygulanma şekli farklı olabileceğinden yalnızca paket hakkında genel bilgi edinmek yeterli değildir. Somut dosyanın suç tarihi, dava tarihi, karar tarihi, kanun yolu aşaması ve olayın niteliği birlikte incelenmelidir.
12. Yargı Paketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
12. Yargı Paketi, ceza yargılamasından tazminat hukukuna kadar geniş bir alanı etkilediği için düzenlemenin kapsamı, yürürlük tarihi ve mevcut davalara uygulanması konusunda çok sayıda soru gündeme gelmektedir. Aşağıda yeni yargı düzenlemesi hakkında en sık sorulan soruları cevapladık.
12. Yargı Paketi ne zaman kabul edildi?
12. Yargı Paketi olarak bilinen düzenleme, TBMM Genel Kurulunda 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 7589 sayılı Kanun olarak TBMM kayıtlarına geçmiştir. TBMM’nin kamuoyu duyurusu 17 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Kanunun uygulanmasında Resmî Gazete’de yayımlanan nihai metin ve her madde için belirlenen yürürlük tarihi esas alınmalıdır.
12. Yargı Paketi genel af veya ceza indirimi getiriyor mu?
12. Yargı Paketi genel bir af düzenlemesi değildir. Bütün suçlar veya bütün hükümlüler bakımından toplu bir ceza indirimi getirmemektedir.
Bununla birlikte banka hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı dolandırıcılık iştirakinde cezanın yarı oranında indirilmesi ve bazı dosyalarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi gibi özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu hükümler yalnızca kanunda belirtilen şartları taşıyan kişiler bakımından uygulanabilir.
HAGB tamamen kaldırıldı mı?
Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaldırılmamış, yeniden düzenlenmiştir.
İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası verilmesi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması ve mağdur zararının giderilmesi gibi şartlarla HAGB kararı verilebilecektir.
HAGB kararına itiraz edilebilir mi?
Yeni düzenleme uyarınca HAGB kararlarına karşı, kanundaki özel istisnalar saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabilecektir.
Kararın bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde şartları varsa temyiz başvurusu yapılabilecektir. Kanun yolu incelemesinde usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar değerlendirilecektir.
IBAN kiralama suç olmaktan çıktı mı?
Hayır. Banka hesabını, IBAN bilgisini, kredi kartını veya başka bir ödeme aracını dolandırıcılık amacıyla kullandırmak suç sorumluluğu doğurmaya devam eder.
Yeni düzenleme yalnızca kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin hesabını veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı olması halinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. Kişinin suç planındaki rolü, kastı, elde ettiği menfaat ve diğer faillerle ilişkisi ayrıca incelenir.
Belirsiz alacak davası tamamen ortadan kalktı mı?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki belirsiz alacak davası başlıklı hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine kısmi dava açan tarafın talep miktarını aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırabilmesi düzenlenmiştir.
Ancak yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan belirsiz alacak davalarında eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
Duruşmalar artık en geç üç ayda bir mi yapılacak?
Kural olarak hukuk davalarında iki duruşma arasındaki süre üç aydan uzun olamayacaktır.
Ancak bilirkişi raporunun beklenmesi, istinabe yoluyla işlem yapılması veya dosyanın niteliğinden kaynaklanan zorunlu bir durum bulunması halinde hâkim gerekçesini açıklayarak daha uzun bir süre belirleyebilir. Bu düzenleme davanın tamamının üç ayda sonuçlanacağı anlamına gelmemektedir.
Yeni tazminat hesaplama kuralları eski kazalara uygulanacak mı?
Geçiş düzenlemesine göre destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarına ilişkin yeni hükümler, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından uygulanacaktır.
Daha önce meydana gelen trafik kazası, iş kazası veya başka bir haksız fiil bakımından kural olarak olay tarihindeki düzenlemeler dikkate alınacaktır.
Miras kalan taşınmaz doğrudan üçüncü kişiye satılabilir mi?
Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkı bulunmadığı durumlarda, ortaklığın giderilmesi kapsamında yapılacak ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilecektir.
İlk artırmada satış gerçekleşmezse sonraki artırmada genel hükümler uygulanarak üçüncü kişiler de ihaleye katılabilecektir.
12. Yargı Paketi devam eden davalara uygulanacak mı?
Bu sorunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Pakette her düzenleme için farklı geçiş hükümleri öngörülmüştür.
Bazı hükümler yalnızca yürürlük tarihinden sonra açılan davalara, bazıları yürürlükten sonra verilen kararlara, bazıları ise lehe ceza kanunu ilkesi nedeniyle devam eden veya kesinleşmiş belirli ceza dosyalarına uygulanabilir.
Bu nedenle devam eden bir davaya yeni düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenirken;
- Olay tarihi,
- Suç tarihi,
- Dava açılış tarihi,
- Karar tarihi,
- Dosyanın istinaf veya temyiz aşamasında olup olmadığı,
- Hükmün kesinleşip kesinleşmediği,
- İlgili maddenin yürürlük ve geçiş hükmü
birlikte değerlendirilmelidir.
12. Yargı Paketi Kapsamında Hukuki Destek Sağlayalım!
12. Yargı Paketi; ceza davaları, dolandırıcılık soruşturmaları, HAGB kararları, tazminat davaları, belirsiz ve kısmi alacak davaları, miras ortaklığının giderilmesi, idari yargı ve kanun yolları bakımından önemli değişiklikler içermektedir.
Yeni bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi, ilgili hükmün her dosyaya doğrudan ve otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez. Özellikle ceza hukukunda lehe kanun değerlendirmesi, hukuk davalarında doğru dava türünün belirlenmesi, tazminat hesaplama yöntemi, zamanaşımı süreleri ve kanun yolları bakımından dosyaya özgü hukuki inceleme yapılması gerekir.
12. Yargı Paketi’nin devam eden veya açmayı planladığınız davaya etkisini öğrenmek, ceza soruşturması veya kovuşturmasında savunma stratejinizi belirlemek, tazminat ve alacak taleplerinizi doğru hukuki yöntemle ileri sürmek için Av. Ümit Çelebi ile iletişime geçebilirsiniz.
Çelebi Hukuk Danışmanlık
📍 Adres: 23 Nisan Mah. 241. Sk. Alpiş Plaza No:10 K:4 D:16 Nilüfer, Bursa
☎️ Telefon: +90 224 306 03 06
📱 Mobil: +90 545 760 94 38
✉️ E-posta: info@avumitcelebi.com



